Aile Dizimi

Sıkça Sorulan Sorular

Kesinlikle evet. Aile diziminden faydalanmak ve katılımcı olarak gelerek bir başkasının diziminde temsilci olmak için hiçbir eğitim yahut koşul gerekmez

Ancak bazı durumdaki kişilerle çalışmak uygun değildir.
Herkes için uygundur. Sadece grup çalışmalarında fiziksel olarak bulunmasında kişinin belirli durumlar engel teşkil edebilir.

Mesela:

- Sistemimize ait olmayan kişilerin dizimi yapıl(a)maz

- Kendi seçimlerini yapabilecek yaşta olmayan çocuklar. Genelde 18 yaş altı düşünülebilir. 15-16 yaş civarındaki gençler aileleriyle katılabilir,

- Akıl sağlığı elvermeyenler

- Üzerinde çalışmak istediğiniz aile üyesinin mevcudiyeti çoğu durumda tercih edilmez. Elbette kim olduğuna bağlıdır. Eşler beraber bakabilecekken genellikle ebeveynleri hakkında bir seansta ebeveynin orada olmaması daha yeğdir. Bu gibi durumlara terapist karar verecektir.

Bu ve benzeri durumlarda, gelmesi mümkün olmayan kişiler için o kişinin sisteminde olan yakın kişiler, temsilcisiyle gerekli kişinin çalışmasını yapabilir
Hayır.

Aile üyeleriyle çalışılmıyor. Onun yerine kişinin aile sistemine ait üyeler yerine onların temsilcileriyle çalışılıyor.

Hatta temsilcilerini, temsil ettikleri kişileri tanımaması gerekmektedir.

bu sayede yapılacak hareketlerin kişinin hafızasından ve yorumlarından değil "sistemin enerji alanından" geldiğine daha çok güvenebiliriz.

Hayır, değildir.

Aile Dizimi hakikate erişmenin bir yoludur.

Hakikat insan kapasitesiyle sınırlı değildir, özellikle onun ötesindeki bir alanın adıdır.

Biz hakikate ilişkin herhangi bir konuyu zihnimiz ve aldığımız eğitimle kavramakta güçlük çekeriz.

Hakikate ilişkin her şeyde biz onu hisseder, yaşar, ona teslim olur, en fazla ona izin verebiliriz.

Ancak onun gerçekten ne olduğunu tam manasıyla kavrayamayız.

Bunun en bilindik ve en çok yaşanmış olan örneği aşktır.

Aile Dizimi de hakikat ile temas kurulan bir haldir.

Bunun büyü olmamasının en büyük göstergesi Aile Dizimi eğitimini alan herkesin bunu başka insanlarla yapabilecek kapasiteye erişebilmesidir.

Herkese açık olabilen bu eğitimler hiçbir özel bir bilgi ya da beceri gerektirmez.

Ayrıca temsilcilerin bu enerji alanına girip hiç tanımadıkları insanların neler yaşadığını ve hissettiğini algılayabilmeleri için hiçbir şey bilmelerine ya d abu konuda eğitim almalıran ihtiyaç yoktur.

Bu, her Aile Dizimi çalışmasında gözlemlenebilir.
Tıpkı hiç aşık olmamış birisinin aşık olmak için hiçbir şey bilmesine gerek olmaması gibidir.

Sadece ona mazruz kalmak için orada olma seçiminde bulunmak yeterlidir.
Aile Dizimi fenomenolojik bir yaklaşımdır. Bunun anlamı şudur: sadece gördüğüyle ilgilenir, onun hangi teoriye uyup uymadığıyla ilgilenmez.

Bu anlamda sistemik yaklaşımda uygulanan herhangi bir seansta ortaya çıkan, gözlemlenen ve algılanan şeyin kendisi, onun hakkındaki tüm yargı, fikir ve beklentilerimizden daha önemli ve önceliklidir.

Bu sebeplerden, esasen bir dizim seansını tekrarı olmayan bir deney olarak düşünebiliriz.

İnsana, insan bilincine ait hiçbir şey tekrar edilip, test edilemez.


Bir şeyin fark edilmesi demek onu fark eden bilincin tümüyle değişmesi demektir.

Asla bir nehrin yukarı akmaması, ya da meşhur deyim ile "aynı suda ikinci kez yıkanılamaması" gibidir. Bu anlamda pozitif bilimlerdeki gibi bir deneyin sürekli tekrar edilebilir olması anlamında bir test süreci hiçbir zaman mümkün değildir

Onun yerine bu çalışmaya katılan kişilerin eskiye oranla yaşadıkları değişiklikleri birseviyede gözlemlemek, test etmek mümkün olabilir.

Ancak henüz bunu yapan bir psikoloji bölümü ortaya çıkmamıştır.

Bunun sebebi böylesi devrimsel bir yöntemin işe yaraması durumunda tüm teorilerin gereksiz hale düşebilecek olmasıdır.

Bir şeyin hangi teoriye uygun olduğuna göre ilerleme sağlanacak ise, sadece teorilerimiz kadar hayatı algılayabileceğimiz sonucuna varırız ki bu durumda hiçbir buluşun mümkün olmaması gerekirdi.

Esas bakılması gereken şey, bölyesi bir yöntemin neden halen bilimsel araştırmalara konu olmadığıdır.

Son olarak, Aile Dizimi'nin hem içeriği, hem de felsefesi gereği sonuçların bir önemi yoktur. Sonuçlar sadece sistem tarafından üretilir.

Çalışmanın kendisinin böyle bir amacı yoktur

Aile Dizimi terapisti hiçbir zaman kendisini hayatın kendisinin yerine geçecek kadar büyütmez.

sadece hayata hizmet etmektedir.

Hayatın tümüne hizmet etmek bilimsel bakışın ötesine tekabül eder. Aile Dizimi bilimsel bakış ve yöntemlerin sınırlarına tabi değildir.

Fenomenoloji çıkış noktasıdır, ancak onun da ötesindedir.
Hayır, kimsenin hiçbir şey yapmak gibi bir zorunluluğu yoktur.

Temsilci olmanın yegane koşulu sizin istekli olmanızdır.

Ya da temsilci iken bırakmak isteyeceğiniz herhangi bir anda bırakmanız mümkündür.

İsteyen sadece oturup çalışmalarda olan bitene tanıklık edebilir.

Evet.

Hatta özellikle bu şekildeki katılımlarınızı çok sayıda yapmanızı tavsiye ederiz.

Gerçeği söylemek gerekirse kendi dizim çlaışmanızıçok sıklıkla ve çok sayıda yapmanızı tavsiye etmeyiz.
Daha faydalı bile olabilir

Çoğu zaman kendi çalışmanızı yapmadan otururken ya da başka bir kimsenin sistemindeki birisini temsil ederken, kendi çalışmanızı yaparken görüp kavrayamadığınız pek çok şeyi farklı açılardan kavramanız daha kolay olabilmektedir.

Kendi Aile Dizimi çalışmanızı en az iki ya da üç yıl aralıkla yaptırmanızı tavsiye ediyoruz.

Aile Dizimi seansının etkisi en az bir yıl maksimum iki-üç yıl kadar devam etmektedir.

Unutmamak gerekir ki Aile Dizimi bireyle sınırlı değildir.

Bir seans tüm sistemle çalışmak demektir.Bunun anlamı çalışılan sisteme ait kimler varsa (buna hayatta olan olmayan herkes dahildir) herkesi kapsayan bir etki olacak demektir.

Bunun oluşması ve sistemin kendisini iyileştirmesi en az bu kadar zaman almaktadır.

Nedir?

Aile Dizimi (Sistem Dizimi olarak da bilinir) Alman Terapist Bert Hellinger'in geliştirip mükemmelleştirdiği bir terapi yaklaşımıdır.

Bert Hellinger birden fazla terapi yaklaşımdan faydalanarak, hepsinin ötesine geçen bütünüyle farklı ve kendi içerisinde tamamlanmış bir sistem içeren Aile Dizimi yaklaşımını yaratmıştır.

Giderek bu yaklaşımın sadece aile sistemiyle sınırlı olmadığını ve bir grup insanın ortak bir amaçla bir araya gelip farklı roller üstelendiği her türden organizasyonda da geçerli olduğu bulgulanmıştır. Bu nedenle sadece aile değil her türden insan organizasyonunu simgelemesi açısından “aile” yerine “sistem” denmeye de başlanmıştır.

Esasen çerçevenin genişleyerek sadece aile değil, aidiyet içeren her türden insan grubunun da içerildiği Sistem Dizimi terimi tüm çalışma alanını kapsadığı için daha doğru bir ifadedir.

Aile Dizimi ise Sistem Dizimi yaklaşımının –her ne kadara çıkış noktası, kaynağı olsa da- daha spesifik bir uygulama alanı olarak düşünülebilir. Bu sitenin amacı Sistem Dizimi yaklaşımının aileden kaynaklı psikolojik ve bireysel manadaki yaşamsal uygulamaları üzerinde durmaktır

Aile Dizimi yaklaşımı insanı sadece bir birey olarak algılamaz. Bireyin içinden doğup gelişerek şekillendiği sisteme, aileye odağını verir.

Bireyin yaşamını en derinden etkileyen “büyük hareketlerin” söz konusu bireyden önce de mevcut olan kimi yaşanmış olgularla ilişkisi olduğunu bilir ve oraya bakar. Birey kendi yaşamındaki en önemli problemleri, kadersel etkileri kendisinden önce başka aile bireylerinin başına gelenlere bir karşılık verme tepkisi olarak taşır.

Bu nedenlerle Aile Dizimi yaklaşımında kişinin getirdiği problemlere hangi bağlam içerisinde olduğuna bakarak yaklaşılır. Bunun anlamı şudur: Aile tarihinde diğer aile üyelerinin başına neler geldiği sorgulanır. Bunlar çoğunlukla:

- Erken ölümler, büyük kayıplar
- Ölümcül hastalıklar
- Eksik aile üyeleri (evlatlık, kayıp, terk etmiş, edilmiş aile üyeleri, vs)
- Göçler
- Savaşa katılmış aile bireyleri
- Cinayet vakaları, ağır suçlar, şiddet
- Adalet duygusunu zedeleyecek, bedeli ödenmemiş haksızlıklar
- ve benzerleri…

Bu gibi olayların kişinin hayatındaki ne türden problem ve zorlanmalara sebep olduğu, aradaki ilişkiler ve bağlantılar Aile Dizimi ile ortaya çıkartılmaktadır.

Bu gibi büyük olaylar, bir başa çıkma yöntemi olarak bilinçdışına itilir. Mümkün olan en kısa sürede unutulmaya çalışılır. Ancak unutulmak istenen şeyler hayatta kalma aşaması geçtiğinde ve acılar belirli bir düzeyde başa çıkılabilir hale geldiğinde, “şekil değiştirerek” başka biçimlerde ortaya çıkar

Bunun gerçekleşmesi olayların büyüklüğüne ve etki düzeyine göre birkaç kuşak sonra dahi olabilmektedir. Esasen Aile Dizimi sisteminde bulgulanan şey, büyük bir kadersel olayın etkilerinin yedi kuşak boyunca sürdüğü ve etkilerinin yüzlerce kişiyi kapsayabildiği yönündedir.

Aile Dizimi yöntemi, kişiyi kendi aile sistemine ait olan tüm insanların ortak hareketinin bir parçası olarak görür…

Nasıl ki sadece Dünya’ya bakarsak bize sabit ve kendinden menkul bir yer gibi görünüyorsa, oysa perspektifimizi biraz daha genişletince adlında Dünya’nın Güneş Sistemi’nin bir parçası olduğunu hemen fark ederiz.

Hatta daha da geniş bir perspektiften bakarsak Güneş Sistemi de Galaksinin içinde ve başka bir merkezde dönmektedir.

Hatta Galaksi de daha büyük Galaksi Kümlerinin bir parçasıdır ve bu böyle gitmektedir..

Bunun gibi, kişiye sadece kendisi olarak bakınca hareketin anlaşılması mümkün değildir. Oysa o kişinin belirli bir kaderi (hareket yönünü, hayatının akışını) yaşama şeklini anlamak sadece daha büyük olanın hareketine bakınca mümkün olabilmektedir.

Aile Dizimi bu büyük hareketlerin birey üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını anlama yönteminin adıdır. Kişiyi içeren büyük resmi ortaya çıkartır ve gösterir. Böylelikle kişi kendi perspektifinden görme olanağı olmayan bakış açısının dışına çıkar ve kendisini daha büyük resmin, aile sisteminin içerisinde görebilir.

Ancak o zaman kişi kendi davranışlarının, fikirlerinin, bakış açısının problemlerini anlamakta yeterli olmadığı sınırların ötesine geçebilir. Görünürde olanın ardını anlayabilir ve kalbini açabilir hale gelir.

Bir benzetme yapacak olursak karanlıkla uğraşmaktansa, ışığın erişemediği alanı aydınlatır. Bunun danışan açısından anlamı şudur: Aile Dizimi ile kişi problemlerini çözmekle vakit harcamaktansa göremediği ve kendi başına keşfetme şansı olmayan alanı anlayacak hale gelir, çözüme odaklanır.

Aile Dizimi Nasıl Bir Uygulamadır?

Ailde Dizimi çalışması (eğer bireysel bir seans olarak uygulanmıyorsa) bir grup insanla birlikte yapılmaktadır.

Bunun için, problemlerinin aile sisteminden kaynaklanan kökenlerini keşfetmeye istekli bir danışan, tanımadığı kişiler arasından ailesinden kişiler için temsilciler seçer.

Bu temsilcileri boş bir odada serbest bir biçimde tamamen sezgileri doğrultusunda yerleştirir. Bu esnada temsilci olan kişilere neler yapacakları ya da yapmayacakları konusunda bir talimat verilmez.

Temsilciler dizim ortamında bulunduklarında temsil ettikleri insanların gerçekleriyle bir tür bağlantıya geçerek onların gerçeğini gösterirler. Böylelikle sistem içerisinde gerçeklere dayanan bir aile resmi ortaya çıkar.

Danışanın aile içerisinde neyi kimin adına üstlendiğini, kimin hangi rollerden kaçındıklarını, kimlere özlem duyulduğunu net bir şekilde bu resimde görmek mümkün olur.

Herkes sadece kendi rolüne dönüp onu üstlenmeden sistem rahatlayamaz. Ve bir Aile Dizimi çalışmasında herkesin kendi yerine geçmesi ve kendisi için uygun olan rolde kalması için bilinç oluşturulur.

Aile Dizimi Yaklaşımı

Aile (Sistem) Dizimi, sistemin bir parçası olarak kişiye yaklaşır. Ve o sistemde hangi işe yaramayan işlevleri üstlendiğini göstererek kişiyi olması gereken yere ve işleve geri getirir. Bu sistemik düzeni bozduğu noktaların anlaşılması ve doğru pozisyona gelmeyi içerir.

Herkes kendine ait yere ve role döndüğünde, sistemdeki herkes rahatlar. Sistemin kendisi iyileşir. Bunun doğal sonucu olarak danışanın kendisi de büyük bir rahatlama ve iyileşme yaşar.

İyileşmek sadece budur. Aile Dizimi soruna odaklanmaz ve sadece çözümü bilir ve onu ortaya çıkartır. Ancak çözümü dahi dert edinmez ve amaçlamaz. Çözüm hayattan gelir. Ne terapistin kendisi ne de teknik, kendisini gerçek ailenin veya sistemin yerine koymaz. Onun önüne geçmez. Danışana da, ait olduğu sisteme de saygı duyar. İyileşmenin ve çözümlerin kendiliğinden ve doğru zamanda çıkması için görevini bitirince aradan çekilir.